Bebek Beslenmesi

Bebek Beslenmesi

  • Yaz mevsimi ile birlikte sofralarımızı taptaze ve zengin çeşitte meyve ve sebze karşılamaktadır. Özellikle ek besine geçen annelerde bebeklerin çorbalarında, sebze pürelerinde ve meyvelerinde bu çeşitlilik anneye oldukça fayda sağlamaktadır. Fasulye, kabak, bamya, domates, bezelye, kuşkonmaz, semizotu, patlıcan, taze patates, soğan ve enginar gibi birçok sebzeler çorbalara koyularak veya püre haline getirilerek bebeğin menüsüne eklenebilmektedir.
  • Özellikle kayısı, çilek, üzüm, erik gaz yapmayacak ve bağırsakları çalıştıracak em önemli yaz meyveleridir. Şeftali ise özellikle diyare ( ishal ) gelişen bebekte hem tedavi edici hem de besleyicidir. Kavun gaz yapsa da beslenmede az miktarda olsa başlanabilir.
  • Çilek ve böğürtlen bebeklerde alerjen eti gösterebilen meyvelerdir. Yeni bir meyve deniyorsak 3 gün ara vererek bebeği tanıştırmalı ve sonra bir alerji yapmadığı gözlenirse tekrar verilmelidir.
  • Meyve yerine meyve püre ve meyve suları verilebilir fakat ilk tercih meyveyi yumuşak kıvamda tüketmeyi denetmektir. Fazla meyve suyu ve püresi vermek bebeğin asıl beslenmesi olan süt alımını azaltır ve dengesiz beslenmesine neden olur. Her şeyin yeterli miktarda olması şarttır.
  • Meyve verirken yıkandığı ve sonrasında soyulduğu anda verilmelidir. Vitamin kaybı bu şekilde en aza indirilmiş olur. Ayrıca cam rende kullanmakta faydalıdır.
  • Anne sütü ile beslenen tüm bebeklerin D vitamini dışında vitamin mineral gereksinmesi olmamaktadır. Fakat yetişkin gibi bebeklerin de D vitamin ihtiyacı vardır. Güneşin en dik vurduğu saatler dışında bebekleri 10-15 dakika muhakkak şapka veya şemsiye altında güneşlendirmek faydalıdır, muhakkak güneş koruyucu kullanılmalıdır.
  • Yaz mevsiminde bebeklerdeki artan su kaybı için sıvı gıdaları artırmak faydalıdır. Özellikle çorbalar, yoğurt, ayran, sebze ve meyve püreleri bu artan su ihtiyacı için en iyi besinsel kaynaklardır. Çorbaların ve yemeklerin daha ılık verilmesi de çocuğun sıcak ile beraber iştahının kapanmasının önüne geçer.
  • Bebeklerin beslenmesinde 1 yaşına kadar şeker, salça, tuz ve baharat eklenmemelidir.
  • Bebeklerin artan sıvı ihtiyacı için su 6. Aydan sonra önce kaynatılıp sonra soğutularak verilmelidir. Özellikle bağışıklık sistemlerinin yeni geliştiği bu dönemlerde artan sıcaklıkla beraber suda da zararlı kimyasallar oluşabilmektedir.
  • Yaz mevsiminde yemekleri taze hazırlamaya daha çok özen göstermek gerekmektedir. Isı ve nem besinlerde bozulma risklerini artırmaktadır. Doğru saklanmadığı ve doğru ısıtma işlemi yapılmadığı takdirde yemekler bozulur ve gıda zehirlenmesine neden olabilir.
  • Bebeğin tüm yiyeceklerini hazırlarken hem ellerin iyi yıkanması hem de hazırlanacak sebzelerin de bol suda yıkanması önemlidir.
  • Donmuş sebze ve meyve yerine mevsiminde olanı tercih etmek bebeklerin yeterli ve dengeli beslenmesi açısından oldukça önemlidir. Yapılan bir çorba ve püre aynı gün tekrar verilebilir; fakat saklama kabına koyup önce soğutup dolaba sonrasında koymak gerekir. Isıtmak içinde tüketimin hemen öncesinde bebeğe verilmeden ısıtılıp verilebilir. Özellikle yoğurt ve et bebeğin beslenmesine eklendiği anda her gün yapılmaktadır. Bu besinle gıda zehirlenmesine açık gıdalar. Pişirirken özellikle etin iyi pişmesi, kırmızı kalmaması gerekmektedir. Uzun süre ocakta pişirilmesi yoğurt, et, süt gibi besinlerde vitamin kaybına neden olmaktadır.
  • Bebek ile tatil sürecinde iseniz özellikle yumurtaya başladıysanız bu besine dikkat etmeliyiz. Bozulma riski yüksek olan yumurta gıda zehirlenmesi yaratabilir. Omlet yerine haşlanmışı tercih edilmelidir. Özellikle dışında yeşil halka oluşmuş ise demir sülfür halkası oluşmuş ve vitamin kaybı var demektir. Fazla miktarda yapılan haşlanmış yumurtalarda bu durum sıklıkla gözlenir. Seyahat esnasında mama verilebilir.
  • Özellikle açıkta yoğurt değil tek kullanımlık kapalı yoğurtlar bebeklere tercih edilmelidir.
  • Paketli ürünlerde son kullanım tarihleri muhakkak kontrol edilmeli etiket okuma alışkanlığı kazanılmalıdır.
  • Yemek aralarında su vermek ihmal edilmemelidir.

ÇOCUK BESLENMESİ

  • Yaz beslenmesinde çocukların beslenmesinde atlanmaması gereken ilk parametre öğünlerin atlanmamasıdır. Özellikle tatile giren okullarla beraber uyku düzeni uyanma saati değişir ve dolayısı ile yemek düzeni de bu durumdan etkilenmektedir. Bu durumun ilk tehlikeli noktası dengesiz ve yetersiz beslenmeye neden olur.
  • Çocukların altı öğün kahvaltıyı atlamaması gerekmektedir. Proteinden zengin besinler yumurta, peynir, süt, ceviz kahvaltının olmazsa olmazıdır. Yaz kahvaltılarını şekillendirmek için tam buğday veya yulaflı krepler, börekler, sebzeli omletler kahvaltıya eklenebilir.
  • Gün boyu zamansız tüketilen atıştırmalık abur cuburlar yerine sağlıklı hale getirilmiş fast food besinler çocuklara verilmelidir. Özellikle öğle yemeği yerine gözleme, tam buğday lavaşa dürüm, yoğurtlu meyveli kahvaltılık tam taneli tahıl karışımları, ev hamburgerleri, ev pizzaları yapılarak öğle öğünü keyifli hale getirilir ve böylece öğün atlanmaz.
  • Artan sıvı ihtiyacı için çocuklarda gereken önlem alınmalıdır. Hazır meyve suları, soğuk çay, kahveler ve asitli içecekler çocukların ilk tercihleridir. Tabi ki alışkanlık kazanmamaları adına evde ebeveynlerin de bu konuda dikkatli olması önemlidir. Çocuklara yazın 2,5-3 litre sıvı vermek gerekir. Su miktarı en az 8 bardak olmalıdır. Bunun dışında taze sıkılmış meyve suları, az şekerli soğuk komposto ve limonatalar, ayran, süt ve kefir alışkanlığı kazandırılabilir. Yemek ile tüketimden çok yemek aralarında almak kilo artışının önüne geçmektedir.
  • Yemeklerin yanına salata veya cacık alan çocuk aslında sıvı da almış olacaktır. En az 1 öğünde muhakkak salata tüketmesi gerekmektedir.
  • Çocukların beslenmesinde her dönem meyve önemlidir. Günde en az 2-3 porsiyon meyve tüketimi hem sıvı hem de vitamin mineral alımı açısından önemlidir. Karpuz, kavun, şeftali, kiraz, çağla, erik, üzüm, incir, çilek ve kayısı gibi birçok meyvenin mevsimidir. Burada önemli olan ana yemeklerin hemen öncesinde meyve şişkinlik yapar ve iştahı kapatabilir. Yemeklerden 2-3 saat sonra vermek gerekmektedir.
  • Tüm gün bilgisayar veya Tv karşısında oturan çocukların yaz dönemimde kilo alabileceği unutulmamalıdır. Geç kalkmak, geç yatmak, düzensiz yemek saatleri, abur cubur ve fazla dondurma gibi tüketimler sonucunda kilo kaçınılmaz bir sorundur. Kilolu bir çocuğun konsantrasyon, özgüven sorunları ve kronik bazı hastalıklara yakalanabileceği unutulmamalıdır. Yaz döneminde çocukları aktif tutmak adına bir spor dalına yönlendirmek gerekir.
  • Çocuklar yaz aylarında enfeksiyonlara ve ishallere daha sık ve kolay yakalanırlar. Çocuklarda uzun süren ishaller, vücuttan aşırı su kaybına, kilo kaybına, yetersiz beslenmeye ve daha ilerlemiş durumda daha ciddi sağlık problemlerine neden olabilir. Yaz ishallerinin en sık görülen nedeni kirli sulardır. Çocuğunuzun içtiği suyun temiz olduğundan emin olmak gerekir.
  • Yaz aylarında sıkça görülen problemlerden olan gıda zehirlenmelerinin önüne geçebilmek için açıkta satılan besinler satın almamaya, paketli ve bilinen güvendiğimiz marka ürünlerin son kullanma tarihine dikkat ederek almaya özen gösterilmelidir.
  • D vitamininin en iyi kaynağı olan güneş ışınlarıdır. Özellikle yaz dönemi süresince 11.30-14.30 saatleri dışında güneş koruyucu sürülerek ve şapka takılarak çocukların oyun veya gezme amaçlı sokağa çıkarılması gerekmektedir. Özellikle büyüme gelişmenin önem kazandığı kemik gelişiminin zirvede olduğu bu dönemler kaçırılmamalıdır.
  • Bozulma riski yüksek olan besinler; kıyma, et, tavuk, balık, yumurta, yoğurt, süt, peynir, patates, pirinç, baklagiller, patates ve tere yağ, kaymak, krema ve dondurmadır. Başta son kullanım tarihleri okunarak alınmalı, et ürünlerinin iyi piştiğinden emin olunmalı, pişen yemekler soğutularak saklanmalı ve 2. Kez ısıtılacak yemek tüketileceği ölçü miktarına göre alınmalıdır.
  • Özellikle öğleden sonraki saatlerde yazın vazgeçilmezi dondurma iyi bir tercih olabilir. Dondurma çok kalorili bir besin değildir. Aksine çocukların kalsiyum gereksinmesine iyi bir kaynaktır. Yaz mevsimin de tatlı için en iyi seçenektir. Fakat dondurma bozluma riski dikkate alınarak alınmalıdır. Öncelikle pastörize sütten yapılan dondurma tercih edilmeli evde yapılacaksa da sokak sütü ile değil pastörize süt ile yapılmalıdır. İçinde buz kristallerinin olması saklama esnasında ısı değişimini gösterir ve bu dondurma risklidir. Marketten alınan dondurma da etiket muhakkak okunmalıdır. Şekli bozulmuş dondurma barları belki elektrik kesikliğine bağlı bile erimiş ve tekrar dondurulmuş olabilir. Özellikle erimiş dondurma tekrar tüketilmemedir.