Dengeli ve Sağlıklı Bir Beslenme ile Çocuğunuzu Kanserden Koruyun

Ana Sayfa

Dengeli ve Sağlıklı Bir Beslenme ile Çocuğunuzu Kanserden Koruyun

dengeli-ve-saglikli-bir-beslenme-duzeni-ile-cocugunuzu-kanserden-koruyunKanser toplumlarda ölüm nedenleri içinde en baş sıralarda yer alan bir hastalık grubudur.Kanserin oluşumuna neden olan etmenler arasında beslenme gösterilmektedir. Kanserden korunma ise ancak ona neden olan faktörlerin belirlenmesi ve bu belirlenen faktörlerden uzak bir yaşam ile mümkün olabilmektedir.Bunun için erken yaşta ve gündelik hayatlarında uygulayacağınız küçük önlemler ile çocuğunuzu kanserden koruyabilirsiniz. En basiti çocuğunuz fast food yemesini önleyerek ve kansorejen madde içeren besinlerden uzak tutarak ilk adımı atabilirsiniz.

 

 

 

 

Anne sütünün önemi


Kanser riskini azaltan en önemli beslenme tarzı anne sütü ile beslenmedir Anne sütü bebeğe verilebilecek en temiz besindir. Annenin sütünün içeriği bebeğinin ihtiyaçlarına uygundur. Koruyucu etmenler (hormonlar, büyüme faktörleri, sindirime yardımcı enzimler, enfeksiyonu önleyen ajanlar) içerir. Anne sütü ile beslenen bebeklerde solunum yolu ve sindirim sistemi hastalıkları daha az görülür. Şeker hastalığı, kalp hastalıkları, şişmanlık gibi hastalıkların oluşma riskini azaltır. Allerjiye karşı koruyucudur ve bebeği pişikten korur. Bebeğin ruhsal, bedensel ve zeka gelişimine yardımcı olur. Anne ve bebeği arasındaki duygusal bağı güçlendirir.

Anne Sütünün İçeriği ve Özellikleri 


Anne sütünün içeriği emzirme zamanına, bebeğin doğduğu gebelik haftasına ve yaşına göre değişiklik gösterir. Proteinler; bebeğin büyümesi açısından önemlidir. Anne sütü proteinleri bebek için en ideal yapıya sahiptir. İnek sütünde bulunan ve bebeğe alerji yapabilen B-laktoglobilin (bir çeşit protein) anne sütünde bulunmaz. Anne sütündeki proteinler inek sütüne göre daha kolay eriyebilen proteinler içerdiğinden dolayı kolay sindirilip, emilebilmektedirler. Ayrıca anne sütünde, inek sütüne göre 30-40 kez daha fazla bulunan taurin proteini bebeğin büyümesinde önemli rol oynar.Anne sütünün verdiği enerjinin yaklaşık yarısı yağlardan gelir. Anne sütü yağının sindirim ve emilimi inek sütüne oranla çok daha kolaydır. İçerdiği yağ asitleri çocuğun beyin gelişiminde, göz işlevlerinde ve hücre yapısında kullanılır. Emzirmede ilk gelen süt yağdan fakir, karbonhidrattan zengindir; beslenme uzadıkça çocuk yağlı süte ulaşır ve yağdan zengin olan sütü alır, doygunluk hissederek memeyi bırakır.Anne sütündeki basit şeker olan laktoz kolay ve yavaş sindirildiğinden kan şekerini bebeğe uygun olarak düzenler, diğer besinlerin emilimine yardımcı olur, beyin dokusu gelişimi için önemlidir. Anne sütündeki vitaminlerin işleme ile kayıpları olmadığından dolayı vitaminlerin kullanılırlığı ve emilimleri yüksektir. Vitaminler; bebeğin hastalıklara karşı korunmasında, hücre sağlığının sürdürülmesinde, sinir sisteminde, enzimlerin yapısında görev alırlar. Bağışıklık sistemine büyük destek içermesi sebebi ile kansere karşı koruyucudur ve kemik sağlığı için gereklidir.

İşlenmiş et ve et ürünlerine dikkat!


Özellikle sucuk salam sosis benzeri şarküteri ürünleri nitrit nitrat içeriklerinden dolayı karsinojenezisi başlatmakta ve kanserojen bileşikler oluşturmaktadır. Çocuk beslenmesinde özellikle bu besinleri diyetlerinden uzak tutmak gerekmektedir. Çoğu zaman merdiven altı üretim ile oluşturulan bu besinler üretim koşullarının kötü olması sebebi ile oldukça zararlıdır. Sosisli, sucuklu pizza yerine peynirli veya sebzeli pizza tercih etmesi gerektiği öğretilmelidir. Kumru, sosisli, yengen gibi karışık sandwitchler yerine tost, simit, ızgara tavuklu veya köfteli menülere yönlendirmek gerekir.Yüksek ısıda hızlı pişirilen etlerde ( özellikle mangal gibi ) kanserojen etki oluşmaktadır. Sebebi ise etteki proteinlerin denatüre olması ve etten düşen yağın kömürde yanarak okside olup bir şekilde tekrar ete yapışmasıdır. Bu sebeple kırmızı veya beyaz et düşük ısıda daha yavaş şekilde pişirilmelidir. Eti fırında pişirmek, buğulama yapmak veya tencere yemeği şekilde sebze ile de pişirmek sağlıklıdır.

Bol posalı beslenme yani lifi artıralım!


Pratik bir öneri: Yemeklerde salata, tam buğday ekmek ara öğünlere de meyve! 

Amerikan Kanser Birliği’nin önerdiği, günde en az 5 porsiyon taze meyve ve sebzedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta meyve ve sebzelerin farklı renklerde olmasıdır. Yani çeşitlendirilmelidir. Sebze ve meyvelerde kabuk kısımları başta olmak üzere lif bulunmaktadır. Çocuk beslenmesinde günlük lif alımını artırmak için de yemeklerde sebzeli yemekler, kuru baklagiller, salata artırılabilir. Ara öğünlerde bol bol taze meyve şart. Meyvenin suyu değil meyvenin muhakkak kendisini yemeleri sağlıklı beslenmede olmazsa olmaz.

Çocukluk çağında kilo artışına zamanında dur demek de önemlidir!


Ailenin vereceği en önemli eğitim beslenme eğitimidir!

Obezite ve kanser arasındaki ilişki artık biliniyor ve obeziteye neden olacak gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Ülkemizde çocukluk çağı obezitesi gün geçtikçe artmaktadır. Özellikle hazır gıdaların fast food besinlerin tüketimi bu durumu hızlandıran çok önemli bir durum. Ailelere çok büyük görevler düşmektedir. Özellikle yüksek glisemik indeks içeriğine sahip besinlerin kilo aldırdıkları bir gerçektir. Bu besinler; çay şekeri, bal, reçel, meyve suyu, pekmez, hamurlu gıdalar, pilav, makarna ve tatlılar olarak söylenebilir. Özellikle son yıllarda yapılan çalışmalar; yüksek glisemik indeks içeren besinler ve kanser oluşumu dikkate alınarak başta over kanser olmak üzere, endometrium, meme, kolorektal ve pankreas kanseri risklerinin yüksek gözlendiğini göstermiştir. Bu sebeple meyve suyu yerine meyve, beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmekler, pirinç pilavı yerine bulgur gibi besinleri tercih etmek faydalıdır.Çocukların enerji ihtiyacı elbette fazladır. Bu enerjiyi besinlerden karşılamaları gerektiği dikkate alınırsa karbonhidrat alımları önemlidir. Ekmek, pilav makarna tatlı gibi gıdalar yasaklanamaz. Fakat tüketim sıklıklarına dikkat edilmelidir. Örneğin her gün pirinç pilav değil; erişte, bulgur gibi farklı pilav çeşitleri verilebilir. Her gün et değil, kuru baklagiller, balık, tavuk eti de verilmelidir. Kısaca çeşitlilik ve porsiyon kontrolü önemlidir.***enerji içeriği yüksek olan şekerli içeceklere dikkat! Özellikle çocuklarda yemekle beraber sıvı bir şeyler içenlerin sayısı gün geçtikçe artmakta. Özellikle hazır meyve suları, hazır çaylar, sıcak veya soğuk yüksek kalorili kahve çeşitleri (machiato, frappicino, latte gibi) oldukça tüketilen içeceklerdir. Bunların yerine ayran ya da suya alıştırmak gerekir. Hem yağlı hem de şekerli olan bu içecekler kilo artırabileceği gibi yoğun krema ve kafein içerikleri nedeni ile sakıncalıdır. Tüketim sıklığına dikkat edilmelidir.

** besinlere fazla baharat ve tuz eklenmesi de kanserojen sebepler arasındadır.

** ayrıca besinler saflaştırıldıkça yani rafine edildikçe yararları azalmaktadır.

Besinlerde Üreyen Küf ve Toksinler kanserojendir


Besinlerin sıcak ve nemli bölgelerde uygun koşullarda saklanmaması küflenmeye, küflerin oluşturduğu mikotoksinler de kanser oluşumuna neden olurlar. Özellikle ayaküstü beslenme dediğimiz beslenme hazır gıdaların saklanma üretilme koşulları bilinmemektedir. Güvenmediğimiz hazır gıdalara, konserve besinlere ve marketten de olsa son tüketim tarihi geçmiş her besin kanserojendir.

Kansere karşı savunmada olmazsa olmaz besinler ve içerdikleri antioksidanlar


BOL BOL TÜKETİLMELİ!

  • Enginar: İçeriğinde silymarin
  • Portakal: içeriğindeki Tangeritin, Naringenin ve Hesperidin
  • Domates: Lycopene
  • Sarımsak: Alicin, Diallyl Sulfide
  • Havuç: Beta karoten
  • Kırmızı üzüm: Resveratrol
  • Kırmızı biber: Capsasain
  • Koyu yeşil yapraklı sebzeler: Lutein, Zeaxantin İÇERİRİR. Ispanak, brokoli, yeşil bezelye tümor oluşumunu ve gelişmini azaltır.
  • Üzümsü meyveler: Anthocyanidin
  • Soğan, elma, brokoli, lahana özellikle flavonol içeriği yüksek sebze ve meyvelerdir. Antigenotoksik etki ve anti inflamatuar etkileri vardır. kanserojen etkiyi önlerler.

Çocuklara aktivite yaptırmak  kanserden önleyici faktörler arasındadır! 


Özellikle oyun çağındaki çocukların spora yönlendirilmeleri konsantrasyon ve okul başarısını arttırdığı gibi kansere karşı da koruyucu önemli bir faktördür. Spor yapan çocuk hareket eden çocuğun bağışıklık sistemi hızlanır. Dünya sağlık örgütü 2006 verileri çocuklar için her gün 60 dakika orta düzey fiziksel aktivite önermektedir.

Bir öğün olarak özetlersek;

  • Dengeli bir kahvaltı; yumurta, süt, peynir, ceviz veya zeytin, bal, bol domates salatalık
  • Gün aralarında, meyve, ev yapımı kekler, ceviz badem gibi kuruyemişler, aryan süt veya sütlü tatlılar
  • Öğle ve akşam yemeklerinde; et ( tavuk balık veya kırmızı et ), Sebze yemeği, bulgur pilavı veya makarna, ekmek, yoğurt ve salata