Okul Çağındaki Çocukların Bilişsel Gelişimi İçin Besinler

Ana Sayfa

Okul Çağındaki Çocukların Bilişsel Gelişimi İçin Besinler

okul-cagindaki-cocuklarin-bilissel-gelisimi-icin-besinler

Beslenme çocuklarda beyin gelişimini ve dolayısı ile bilişsel gelişimi etkileyen birçok etmenden biridir. Bu etmenler; genetik ve çevre olarak ikiye ayrılır ve beslenme beyin ile bilişsel gelişimi etkileyen biyolojik çevrenin bir kısmını oluşturur.Beslenme; demografik, sosyoekonomik, sağlık, sosyal, davranışsal ve güdüsel etkilerin bir sonucu olabileceği ya da bunlarla uyumluluk gösterebileceği ve genetik etkilerle etkileşebileceği için beslenmenin bilişsel gelişimdeki rolünü incelemek güçlüklerle doludur.Bu güçlüklere karşın; bilişsel gelişimi iyileştirebilmek amacıyla değiştirebilen bir etmen olması nedeniyle beslenmenin bilişsel gelişim üzerindeki rolünün tanımlanması ve bu rolün niteliğinin belirlenmesi önem taşır.Beslenmenin beyin gelişimi üzerinde birkaç etkisinin bulunması olasılığı vardır. Hayvanlar üzerinde yapılan bir çalışmada beslenmenin beyin makro yapısı, mikro yapısı ve nörotransmitterlerin etki ve düzeyleri ( örneğin dopamin düzeyleri ya da reseptör sayıları ) üzerinde etkili olduğu gösterilmiştir. Beyin üzerindeki beslenme etkilerinin zamanlanması da önemlidir. Bilim adamları gebelikten başlayarak yaşamın ilk 2 yılı içinde gerçekleşen hızlı beyin büyüme ve gelişme sürecinde kritik dönemler olduğuna inanmaktadırlar. Bu nedenle beslenmenin bilişsel gelişim üzerindeki etkisini inceleyen araştırmaların büyük çoğunluğu 2 yaşından küçük olan çocuklar üzerinde odaklanmıştır. Fakat bu görüş 2 yaşına gelindiğinde bazı beyin alanlarının gelişmediği görüşünü dikkate almaz. Çünkü miyelin oluşumunun en yavaş tamamlandığı alanlar; frontal loblardır. Bu bölgede miyelin oluşumu yaklaşık 6 aylıkta başlar ve çocukluk, adölesan ve erişkin dönemlerinde sürer. Özellikle ani yükselişleri 7 ile 9 yaşları arasında ve 10lu yaşların ortalarında gerçekleşir. Bu lobların; planlama, strateji geliştirme, sorunları çözümlerken hipotezleri test etme, ilgi odaklama, uygun olmayan uyaranları baskılama ve bellek karşılaştırma gibi “ sıralamada yeri yüksek olan ” yönetsel aktivitelerinden sorumlu olduğu düşünülür.

Yetersiz Beslenme ve Bilişsel Gelişim


Beslenme etkilerinin zamanlaması karmaşık olmakla kalmayıp aynı zamanda beslenmenin bilişsel gelişim üzerindeki etkileri çok yönlüdür. Makro ve mikro besinlerin alımı ayrı ayrı etkide bulunabileceği gibi birbirleri ile etkileşerek de etki gösterebilirler. Araştırmaların çoğu gelişmekte olan ülkelerde genel beslenme yetersizliğinin daha sık olarak da protein enerji beslenme yetersizliğinin çocukların bilişsel gelişimi üzerindeki etkilerini incelemiştir. Çapraz kesitli çalışmalarda sosyoekonomik değişkenler gibi bazı kilit karıştırıcı etmenler için uyarlama yapıldıktan sonra çocuklarda büyüme duraksaması ( yaşa göre boy değerlendirilir ve kronik beslenme yetersizliğini yansıttığı düşünülür ) ile IQ ve okul performansı arasında ilişkiler olduğunu göstermektedir. Uzun dönemli araştırmalarda erken dönemdeki protein enerji beslenme yetersizliğinin zaman içinde sonradan gerçekleşen bilişsel gelişim üzerindeki etkileri ya da beslenme durumundaki değişikliklerin zaman içinde edinen bilişsel skorlarla uyumluluğu incelenmiştir. Sonuçlarda yaşamın erken dönemindeki büyüme duraksamasının en azından 9 yaşına kadar ve hatta 15 yaşına kadar süren IQ skorları, okul performansı ve konuşma testleri üzerinde kalıcı etkileri olduğu görülmüştür.

Endonezyalı çocuklar üzerinde iyi yürütülmüş kontrollü bir çalışmada Politt ve arkadaşları enerji artı mikro besinlerin bilişsel performans üzerindeki etkisinin tek başına besin desteğinden daha fazla yararlı etkileri olduğunu bulmuşlardır. Yapılan bir başka izlem çalışmasında özellikle sosyoekonomik durumu düşük olan çocuklarda ek besin desteği erken dönemde verilen enerji ve protein desteğinin psiko- eğitsel ölçütler üzerinde uzun dönemli etkileri bulunduğunu ortaya koymuştur.Günümüze dek yapılmış olan yetersiz beslenmenin bilişsel gelişim üzerindeki etkilerini inceleyen araştırmalarda bilişsel kusurların gelişiminde tek başına protein- enerji beslenme eksikliğinin mi yoksa eşlik eden mikrobesin eksikliğinin mi etkili olduğu sorusunu gündeme taşımıştır. Gerçekten de bilişsel gelişim için kilit besinler tanımlanmıştır. Bunlar iyot, demir, folat, çinko, B12 vitamin ve omega3 çoklu doymamış yağ asitleridir.

İyot ve Bilişsel Gelişim


Tüm kıtalarda ve ülkelerde iyot eksikliği olan coğrafi alanlar bulunmaktadır ve yaklaşık 2.2 milyar insanın risk altında olduğu bilinmektedir. Bu bölgelerde yaşayan insanlar dış kaynaklardan iyot almadıkları sürece iyot eksikliği ile yaşayacakları kesindir. Özellikle gelişmekte olan organizma iyot eksikliğinden en fazla fetüs dönemde etkilense de kronik hipotiroidizm aynı zamanda tüm yaşlarda etkisini devam ettirebilir. Hipotiroid bireyler; motor fonksiyon bozukluğu, demans, depresyon, dikkat ve soyut düşünme bozuklukları gibi istenmeyen etkilerle karşılaşabilir. Bu dönemden en fazla etkilenenler çocukluk döneminden erişkin yıllarına uzanan karma fetal ve postnatal hipotiroidizm yaşayanlardır. Yapılan 18 araştırma karşılaştırıldığında iyot eksikliği bulunan topluluklarda 13.5 puan IQ kaybı ile 0.90 oranında bir etki boyutu ile karşılaşılmıştır.İyot eksikliğinin ve hipotiroidizmin çocukların bilişsel gelişimi üzerindeki etkileri kontrollü besin destek araştırmalarında iyot durumu değişen topluluklarda araştırmalar yapılmıştır. Guatr bulunan çocukların sözel olmayan mantık yürütme testlerinde anlamalı olarak daha kötü sonuçlar elde ettiği bildirilmiştir. Yine benzer araştırmalarda idrarda iyot düzeyi gibi iyot eksikliğinin başka biyobelirteçleri kullanılarak idrarda iyot düzeyi ile bilişsel performans arasında pozitif bir ilişki bulunmuştur.İyot ve bilişsel gelişimi arasındaki ilişkiyi özetleyecek olursak kontrol edilmemiş iyot eksikliği, hipotiroidizmin nöron gelişimi, yapısı ve fonksiyonu üzerindeki geniş yelpazeli etkileri sonucu bilişsel gelşim ve performansta çeşitli etkiler doğurabilmektedir. Çapraz kesitli çalışmalar iyot eksikliğine bağlı belirtilerin iyot desteği ile düzeldiğini göstermiştir.

Demir ve Bilişsel Gelişim


Beyin beslenme ile düşük demir alımına ve kan- beyin engelinin demir durumuna göre dengeyi düzenleyen mekanizmalarla demiri yerine koymasına duyarlıdır. Beyin dokusu genel olarak demirden zengindir; yoğunluğu beyin bölgeleri arasında gelişim evresine göre değişiklik gösterir. Beynin bazı bölümleri bilişsel fonksiyonlar yönünden önemlidir; bunlar korteks, hippokampüs ve striatum vardır ve bu bölgeler diğerlerine oranla demir eksiklşğine daha duyarlıdır.Bu konuda çok araştırma yapılmasına karşın elde edilen sonuçların belirsiz olduğu görülmüştür. İlişkilendirme çalışmalarında genel olarak hemoglobin konsantrasyonları ile bilişsel performans ya da okul başarı skorları arasında özellikle demir eksikliği anemisi bulunan çocuklarda anlamlı eş zamanlı ilişkiler bulunmuştur. Bunun yanında demir eksikliği bulunan, anemisi olan ve olmayan çocuklar arasında gelişim düzeyleri, bilişsel performans ve okul başarı ölçütleri bağlamında yapılan karşılaştırmalarda anemisi olan çocukların performanslarının daha kötü olduğu görülmüştür.Sonuç olarak 2 yaşın küçük çocuklarda kısa süreli demir destek tedavisinin etkinliği konusunda fazla veri bulunmamasına karşın daha büyük çocuklarda uzun süreli demir destek tedavisinin bilişsel performans üzerinde pozitif etkiler yansıttığını gösteren önemli ölçüde veri bulunmaktadır. Demir; frontal loblarda çocukluk dönemi boyunca miyelinasyon sürecinin devam ettirilmesinde önemlidir. Bu nedenle özellikle yönetsel fonksiyonlarda olmak üzere çoucklarda bilişsel performans ve gelişmede demirin kilit bir besin olduğu öne sürülmektedir.

Çinko ve Bilişsel Gelişim


Çinko gen replikasyonunda, aktivasyonunda, baskılanmasında ve ayrıca DNA kopyalanması, okunması ve protein sentezinde önemli moleküler bir rol oynamaktadır. Bu açıdan bakıldığında, hafif ve orta düzeylerdeki çinko eksiklikleri bile çocukların büyümesinde ve gelişmesinde azalma, bağışıklıkta bozulma ve enfeksiyon hastalıklarına bağlı artmış morbidite ile ilişkilendirilmektedir.

Uzm. Dyt. Şefika Aydın Selçuk

1983 yılının Aralık ayında evin ortancası olarak Antalya’ da hayata merhaba demişim. Oldukça başarı ve sosyal kazanımlar ile dopdolu geçen ilk okul yıllarım sonrasında kendi isteğim ve tercihim ile Hacettepe Üniversitesi Beslenme Ve Diyet Bölümünü kazandım. Devamı..sefika-imza